Sonunda Bitti - My First Patchwork Baby Blanket




Neredeyse bir senede diktim şu minicik şeyi! Bazen böyle oluyor işte, bir hışımla dalıyorum olaya sonra araya başka şeyler giriyor, tam da bıraktığım yerden sonraki adımların nasıl yapılacağı ile ilgili içimde bir belirsizlik, bir şüphe varsa tekrar o işe dönmem ve odaklanmam da çok zaman alıyor. Ne yapacağımı bilsem daha kolay döneceğim. O yarım iş aklımın bir köşesinde beni her fırsatta huzursuz ediyor ama dile bile getirmeden erteliyorum tamamlamayı, taaa ki hiç de planlamadığım bir anda hatta dokuz ayın çarşambasında, esas yapmam gereken işleri yapmamak için alıyorum elime hiç de aklımda yokken…



Zaten benim elimden iş çıkması için çok yoğun olmam gerek. Beni serbest bıraktınmı dağılıyorum, öyle boş boş bakıyorum etrafa. Stres altında, iki arada bir derede, olmayacak zamanlarda öyle çok iş çıkıyor ki elimden ben bile şaşıyorum. O yüzden zaten patron olmam zor, kendi işimi yapamam ben, illa biri bana görev verecek. Yapmam gereken bir şeyler olduğunda hep son ana sıkıştırıyorum, işte o iş son anda yapılana kadar da o işle hiiiiç alakası olmayan, aylardır bir köşede unutulmuş yarım işler bir bakmışım bitivermiş. 

Keşke yapım aşamalarını fotoğraflayabilseydim ama genelde akşamları diktiğim için maalesef bu mümkün olmadı. Meraklısı için kısacık anlatmak istiyorum, hani yani belki bilmeden bir püf noktası veririm birinin işine yarar diye: )

Kare kestiğim kumaşları çok dikkatli birbirine diktiğim halde hafif kaymalar oldu. Bu ilk yapışım olduğu için olabilir diye kendimi rahatlattım ama uzun süre tamamlayamamamın bir nedeni de buydu bence. Her elime aldığımda o birbiri ile örtüşmeyen köşeleri görüp, kendime kızdığım için, şöyle kalbimde inceden bir sızı olduğu, içime sinmediği için kaçtım birazda…  Gerçi tamamlandığında o kadar da gözüme çarpmadı o kaymalar, hatta işte organik bahçe domatesi gibi dedim, kusursuz, yuvarlacık değil ama lezettli…
Patchwork kısmı bitince (ön yüzü yani) altına fitillik elyaf (Dolgu telası da deniliyor sanırım) koydum. Arka astarı için kullandığım mavi puantiyeli kumaş bana birazcık ince geldi o yüzden bir de mermerşahi kestim altına. Böylece 4 kat oldu, en üst patchwork, altında elyaf, sonra mermerşahi, en altta da puantiyeli kumaş. Bu dört katı birbirine sabitlemek gerekiyor  ve buna yorganlama deniliyor. Ben en basitine kaçtım, belirli aralıklarla ip geçirip üstten düğümledim. Şimdi bu yazdıklarımı okuyan bu işin uzmanları ay bu ne anlatıyor diyecekler: ) anlatım çok saçma oldu ama internette yığınla video ve web sitesi var bu iş ile ilgili, illa yapacağım diyen mutlaka baksın onlara.


En zorlandığım kısım biye oldu, kenarlarını iyi dönemedim: ( Bir tarafını makine ile diğer tarafını ise elde diktim. İğne tutuşum hala doğru olmasa da el dikişim birazcık düzeldi sanki, gerçi annem hala beğenmiyor ama olsun.

Kullandığım kumaşların büyük kısmını Jessie’nin dükkanından almıştım, Sew&Quilt’den, “Grandma’s Flower Garden” diye geçiyor serinin adı. Geri kalanlar ise evdeki parça kumaşlar.

Bitince aman bir sevdim bir sevdim, hırslandım, hemen bir tane daha yapacağım dedim ama ne zaman başlarım bilmem. Önce havalar birazcık daha serinlesin, şöyle yapılacaklar listesini hazırlayayım, hele bir listeye girsin, illa yapılır bir şekil…





This is my first patchwork baby blanket. I started to sew it almost one year ago. I finished patchwork part, cut all layers but after that I forgot it: )

Sometimes I start a project with a huge enthusiasm, I want to finish it as soon as but suddenly I can find myself dealing with another project!!! I hate this...

I have completed many projects after starting this patchwork blanket. Actually it is not so difficult, just need focus on. It was the most difficult step was binding  for me and now I am very eager to make a new one. I did not even add to the list, I need only to choose fabric!

For this blanket, I have used Grandma’s Flower Garden fabrics which bought from dear Jessie's shop which called Sew & Quilt and a few fabric stash leftovers which I have.


I am waiting for a little bit cooler days and then I start sewing. We will see…







Alaçatı'dan Kalanlar - Alacati Part -2




Her zamanki girizgahımı yapayım önce; ayy bir türlü buralara uğrayamadım. İhaleler, projeler, dergilere gönderilecek fotoğraflar derken koptum iyice. Tabi bir de sıcaklar var! Her geçtiğimiz yaz, kışı daha çok seviyorum. Yani şunu bana 3-4 yıl önce söyleseler, söyleyenin aklına şaşardım. Üşümekten, kat kat giyinmekten nefret eden biri olarak, kışı sevmek kadar mantıksız gelen bir şey yoktu benim için. Ama işte kendimi de tanıyorum boşuna ben döneğim demiyorum. Sevmek – sevmemek aslında tamamen bakış açımıza, farkındalığımıza göre değişiyor.  Şu üç günlük hayatta fazlada kuralcı ve katı olmamak gerek, fikir değiştirmekten korkmamak gerek, ama tabii benim kadar da karasız olmayın.






Temmuz Ayındaki Altınoluk tatilimde Haruki Murakami'nin: “Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları” romanını okumuştum. “ Kesin hedefler hayatı kolaylaştırır” diyordu bir yerde. Okuduğum andan beri  zaman zaman içimden tekrarlıyorum. Zaten şu hedef konusunu hepimiz biliyoruz ama bu cümle resmen beynimin içine kazındı.





Öyle büyük hedeflerden de bahsetmiyorum yani! Mesela ben bir fotoğraf makinası alacağım demekle, ben Canon 5D  alacağım demek arasında dağlar kadar fark var. İlk söylemde savruluyoruz, netlik yok, kafa karışık, sonuçlanması için epey epey bir zaman var. Ama diğerinde hedef konulmuş, kafa net, uygun an bekleniyor. Canon 5D senin bil yani. (Ahh keşke)



Nereden geldim ben şimdi bu konuya!!! Haa Altınoluk’a gideceğiz biz yine bu akşam diyecektim, Altınoluk diyince kitap almayı unutmayayım dedim, sonra birden Tsukuru’yu hatırladım, yine aynı şeyi tekrarladım “ Kesin hedefler hayatı kolaylaştırır” … 

Sabah uyandığımda hedefi koydum. İşe git ilk bulduğun fırsatta Alaçatı fotoğraflarının geri kalanları için bir post hazırla! Bir kere yazdın devamı gelecek diye!




Buyrunuz fotoğraflar burada, ben de önümüzdeki hafta Altınoluk’ta olacağım. Şu stresli ve yoğun geçen günlerin acısını çıkartacağım inşallah. Yeni planlar, yeni hedefler belirleyerek…

Haydi kalın sağlıcaklar, harika geçsin haftasonunuz…








I'm aware that I have neglected my blog for a while I feel very bad myself for that. But I was really so busy at the office and home. I hope this next week I will be relax at my parent beautiful garden in Altinoluk. Yes, this evening we will on the way with my little sister and I'm so happy.

Do you remember this post? I had visited Alacati end of June and now I am here with the rest of Alacati images...

Hope to see more after my  short holiday...


Have an amazing weekend...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...