27 08 2014

Mini Mini Cheesecake'ler yaptım - Mini Blackberry Cheesecakes


Plan plan plan… Haftaiçi full iş yerinde olunca haftasonları pek değerli oluyor ve eğer önceden ne yapacağını planlamazsan heba olup gidiyor.

Son birkaç aydır buraya da devamlı yazdığım gibi hem havaların bunaltıcı sıcaklığı hem de genel düzensizlik yüzünden hiç bir şey üretemez hale geldim. Normalde haftaiçi akşamları birşeyler yapar, haftasonu da fotoğraflardım, ya da balkonda habire birşeyler boyardık! Komşular da merak etmiştir, hayırdır bunlar ne zamandır maskeleri takıp boya işine girişmedi diye…



Neyse işte, geçtiğimiz hafta kendi kendime and içtim bu haftasonu kaytarma, kendini zorla birşeyler yap diye…  Cuma işten çıktım yolumun üstünde bir manav var, biblo gibi sebzeler, meyvalar, insan börülceye bakıp iç geçirir mi?? Her geçişte imreniyorum birşeylere. Baktım bu sefer harika böğürtlenler koymuş tezgaha dayanamadım aldım ama ne yapacağımı bilmeden. Eve geldim tabi tüm haftanın yorgunluğu, yemekten sonra koltukta uyuya kalmışım. Zar zor açtım gözlerimi kalk Ayda dedim bir duş al kendine gel, mayışma dik birşeyler, bir iki bulut yastık kestim, sonra ilk kez bir etek dikmeye yeltendim hem de kendim için, onu teyelledim bıraktım, hediye bir mama önlüğü diktim saat oldu 3... eee ben yarına ne yapacağım, hem bu böğürtlenler ne olacak!!!  Bir karış suratla, tatmin olmamış bir halde yattım uyudum…


Sabah uyandım elimde ipad, pinterestte böğürtlenli tarifler arıyorum. Aaa dedim pavlova yapayım ben… Kahvaltı, malzemeler için market, hadi sonra tekrar duş derken hop mutfaktayım… Valla tarifi aynen uyguladım… Bir saat pişirdim, sonra fırının kapağı azıcık açıkken soğumasını bekledim falan ama olmadı, iğrenç yapış yapış, ayy saçma bir şey oldu, direk çöp yani… Kaldım mı elimde hem böğürtlenler hem de pavlova için hazırladığım krema ile!!! Boşa gitmiş koskaca bir cumarteside cabası…




Akşam dikişlere devam ettim ama bir yandan da kafamın içinde planlar ne yapsam ne yapsam… İşte o sırada hamarat Muazzez’in mini cheesecakeleri ile karşılaştım instagramda. Şu teknoloji ne güzel bir şey… @tanerinesicheesecake hesabında adım adım öyle güzel anlatmış ki tarifi kafamda planlar ve görev edinmişliğin verdiği huzur ile gittim bu sefer yatağa…



Sabah erkenden kalktım, hadi yine markete gittim, malzemeleri aldım, kahvaltıyı hazırladım, Funda’yı uyandırdım, sonra yine duş ve mutfak! ( Tüm haftasonu toplamda 5 kez falan duşa girdim çıktım sanırım) Bizim mutfak küçük, öyle kapı pencere açılıp hava alınacak yer de yok, fırın da turbo fırın değil (bence palvova olayında fırın suçlu ama ben yine de seviyorum kendisini)  ısıyı dışarıya veriyor epeyce, yani öyle zor şartlar altında çalıştım ki size anlatamam ama yılmadım, inat ettim. Funda’nın delirdin mi kaç saattir mutfaktasın laflarını kaale bile almadım.


Neticede tam da istediğim tatmin duygusunu yaşadım ya o bana yetti. Yani dedim, emek olmadan mutluluk yok, ne kadar ekmek o kadar köfte lafını da kim söylemişse ne doğru söylemiş…

Muazzez çikolatalı yapmıştı cheesecakeleri, ama benim elimde pavlova kreması olduğu için ben onu kullandım. Hava böyle sıcak olmasaydı bu kadar hızlı hareket etmek zorunda kalmayacaktım erimesinler diye .  Buzdolabı da derin donduruculu değil o yüzden fazla donmadan çıkartmak zorunda kaldım dolaptan ki fotoğraflarını çekebileyim. Böğürtlenler bir iki pozdan sonra mayışmaya başladı, üstteki krema eridi ben kan ter içinde kaldım ve normalde 200 küsür poz fotoğraf çekebilecekken 90 da bitirdim olayı… Birde dedim ki keşke macro bir lensim ve tripodum olsaydı… 


Ayyy amma uzun bir giriş yaptım, okuduysanız iyi…

Ben buraya tarifi yazacağım ama siz kesinlikle Muazzez’in hesabına ve bloguna bir göz atın. Harika şeyler yapıyor... 

Malzemeler;

Tabanı için;
1 ½ paket kepekli Büskivi
50 gr. Tereyağ

Ortası için;
400 gr. Labne
½ su bardağı toz şeker
200 ml. Krema
2 yemek kaşığı mısır nişastası
2 yumurta

Üst Kreması için;
200 ml. Krema
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 paket vanilya

En üstü için ;
Taze böğürtlen ve nane yaprakları

Yapılışı; Kepekli bisküvileri rondoda un haline getirip içine erittiğimiz tereyağını ilave edip güzelce karıştırıyoruz. Silikon muffin kaplarına birer çorba kaşığı kadar bu karışımı dağıtıyoruz sonra da  su bardağının altı ile güzelce sıkıştırıp buzdolabına koyuyoruz ki biz orta kısmı hazırlarken onlar hafif donsun, krema ile birbirine karışmasın.  Ortadaki krema için labne ile şekeri tel çırpıcı ile karıştırıyoruz, nişasta ve kremayı da ilave edip bir 20 sn kadar daha karıştırdıktan sonra yumurtaları teker teker ilave ediyoruz ve bu sefer yaklaşık 2 dakika çırpıyoruz.

Tam bu sırada fırını açıp 175 dereceye getirmeyi unutmayın.

Dolaptan muffin kaplarını çıkartıyoruz fırın tepsisinin içine dizip üstlerine iç kremayı ilave ediyoruz. Fırın tepsisinin içine de yarısına kadar su konuyor ki bu buhar yaparak cheesecakelerin çatlamasına engel oluyormuş. Neyse tepsiyi fırına koyuyoruz ve bekliyoruz ki pişsin. Muazzez 20 dakika demiş ama benim fırında yaklaşık 30 dakika falan oldu. Hatta ilk seferdekiler birazcık fazla kızardı, ikincileri daha güzel pişirdim.
Pişen cheesecakeleri bir süre dışarıda soğuttuktan sonra dolaba aldım. Benim krema dünden hazır olduğu için bu sürede gittim bir çanta diktim, arada yine duş aldım. Ama siz kremayı yapın, zaten çok basit, krema ile pudra şekeri ve vanilyayı çırpıyorsunuz o kadar. Onu da dolaba koyun ki birazcık katılaşsın. Ben akışkan olmasını istedim sonra üzerine birazcık süt ilave ettim ama siz yapmayın benimki cıvık oldu fotoğraflardan da anlaşılacağı üzre…

Neyse sonuçta ne zamandır denemek istediğim mini cheesecakekleri denemiş oldum. Hani birkaç yıl önce yaptığım bir çilekli cheesecake vardı işte o zamandan beri böyle küçüklerinden yapmak istiyordum kısmet bu hastasonunaymış.

Tabii en güzel yanı kahve işliğinde bu güzelleri yemekti. Hiç baymıyor 3 taneyi bir nefeste yiyebiliyorsunuz. Tabii bu iyi mi kötü mü bilemedim!!!




You know, I'm at the office during all week and I want to spend my weekends the fullest... Last 2 months, I could not do any plan for weekends because of the hot weathers and my vacation... It was difficult to sew something or spend time at the kitchen...

But last week, I was quite determined to try new somethings...

I tried to bake Pavlova on Saturday but the result was a complete disaster. I did not give up! I had delicious blackberries and cream which was prepared for Pavlova!

While I was thinking what can I bake???  I came across mini cheesecake recipe on instagram.
You can see all steps here. Unfortunatly it is in Turkish language but images tells everything...


Ingredients;

Crust;
1 ½ packages of Graham cracker crums
50 g. Unsalted butter

Filling;
400 g. Labne (yogurt cheese)
½ cup granulated sugar
200 ml. Cream
2 tbs corn starch
2 eggs

Topping;
200 ml. Cream
2 tbs powder sugar
1 package vanilla

To the top of ; Fresh balckberry and mint

In a medium bowl, mix graham cracker crumbs with melted butter. Press onto bottom of silicone muffin cups ( about 17 pcs.).  
While you are preparing  the filling, put the muffin cups to the fridge for freezing.

And preheat oven to 350 degrees F (175 degrees C).

In a large bowl, beat yogurt cheese and sugar until fluffy add corn starch and cream, continue mixing and then mix in the eggs one at a time, mixing just enough to incorporate. Pour this filling into the prepared crust inside muffin cups.


The most important tip is; You should fill with water the tray of muffin cups halfway . This will prevent cracking of cheesecakes…

Bake in preheated oven for 1/2 hour. Turn the oven off, and let cake cool for 5 to 6 hours.

For topping; Mix all ingredients, cream, powder sugar and vanilla until smooth and leave to fridge.
While service;  spread the cream onto cheesecakes. Garnish with mint leaves and blackberries...


I hope you like it…






22 08 2014

Haftasonu Kartı - Happy Weekend Card






Bir sürü iş yaptım bugün, o yüzden iç rahatlığıyla haftasonunun tadını çıkartabilirim.
Bu haftasonu hepimiz için süprizlerle dolu olsun, çook mutlu olalım çoookkk…



I wish all of you have an amazing weekend…








20 08 2014

Evde kahvaltıyı özledim - I miss having breakfast at home




Bu kahvaltı haziran ayından hatta babalar gününden kalma. O gün evde yalnızdım, Funda bizimkiler ile birlikte Altınoluk’taydı, sabah uyanır uyanmaz babamı aradım, birbirimize aşk dolu bir yığın şey söyledik, hediye konusunu konuştuk, Funda’nın aldığına laf olsun diye alınmış dedi, kışın İstanbul’a gelince bizden ne istediğinden dem vurdu sonrada bana; benden kendine mükellef bir kahvaltı hazırla dedi kapattık telefonu. Ben de hazırladım…



Babam zaten anneme hiç benzemez, annem utangaçtır, şimdiye kadar bir şey istediğine tanık olmadım. Alışverişte insanı çileden çıkarır, mağazada konuşmaz, yaa beğendin mi, içine sindi mi, başka yere mi bakalım… Yok yok hayatta tepki vermez, zaten tek başına da çıkıp çarşı pazar dolaştığını da hiç görmedik. Ona ne aldıysak hep beğenmiştir, zaten annem biz üzülürüz diye verdiğimiz paçavra olsa  sesini çıkartmaz. O kadar ince düşünür ki onun mertebesine ulaşmak imkasızdır. Neyi hangi nedenle öyle yaptığını şans eseri öğrendiğimde çoğunlukla hayrete düşerim nasıl aklına gelmiş bunca detay diye…



Babam düzdür ama. Direk söyler sevdiğini de sevmediğini de.  Mesela farklı bir tarif denerim, eğer beğenmezse yemez, yüzüme karşı da söyler, koca kız olmamış bu, fantaziye kaçmışsın yine diye. Hiç de unutmaz, durup durup ayy o nasıl birşeydi der, Funda’yla bir olur dalgasını geçer, senin bu ablan var ya diye anlatmaya başlar… Ama ona bir hediye al çocuklar gibi şen olur. Giyilecek birşeyse hemen dener. En son bir tişört getirmişti ben Altınoluk’tayken Funda, giydi hemen, koştu aynanın önüne, göbeğini içine çekerek bir sağdan bir soldan gülümseyerek baktı kendine. Ayy çok yakıştı deyince de ; ben güzel bir sütlaçım bu tişört de üzerine tarçın oldu dedi. Kendini de böyle beğenir…

Sanırım özledim ben yine bizimkileri…


Bir de kışın evdeki uzun kahvaltıları özledim. Yalan olmasın ama sanırım hazirandan beri haftasonları evde güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamadım. Haziranın sonuna kadar Funda yoktu, Geldi 2 hafta sonra ben gittim, 2 hafta Altınoluk’ta kaldım geldim, sıcaklardan ne adam gibi bir şey yiyebildik ne de evde durabildik. Zaten bizim ev sabah güneşi alıyor, sadece de haftasonu evde kahvaltı etme şansımız var, sıcakta uzun uzadıya balkona çıkamayıp içerilerde kahvaltı etmek tam bir işkence o yüzden ya geçiştirdik ya da çıktık bir yerlere… Yani kısacası özledim sakin sakin ferah ferah kahvaltıları…


Kek yapmayalı bile neredeyse 3 ay oluyor, bakıyorum instagramda millet harıl harıl yeni tarifler deniyor... Kızıyorum kendime de  hazır bulunca oh götür, sıra yapmaya gelince aaa zamanım yok…
Kafam yığınla şeyle dolu, darmadağın… acil bir düzene ihtiyacım var. Şu ağustos bir geçsin kendime çeki düzen vereceğim… Bu böyle gitmez Ayda…





I have no idea how quickly this summer has passed. This breakfast table is from first days of June even from fathers day... That day, I was alone at home, my little sister, Funda was together with our parents in Altinoluk and I phoned my father, as soon as I wake up to celebrate his fathers day... This breakfast is his gift to me.
He asked me to prepare a nice breakfast for myself (I hope, this sentence is correct!)

I guess, we could not have a nice and long breakfast at home, after that day. I was alone for awhile and then I went to Altinoluk for vacation and all weekends were very very hot so we could not stay at home... I mean, I really miss the lovely, long and fresh breakfast tables...

I want to be at kitchen more often and to try new recipes... I should prepare a "to do list" and be more organized as soon as... I hope!!!







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...